YALNIZLIK UMMANINDA HEP SENİ ARADIM(!)
Bir yaşana(maya)nın parantez içlerinde sakladım seni!
Sen..
Sen hep (parantez içlerimde) bir meçhul olarak mı kacaksın?
Yoksa sıyrılacak mısın arık rollerinden?
Yine ucuna aktım kalemimin..
Yine yolculuğum başladı işte cümleler arasında..
Ben yine Y-O-L-C-U oldum(!)
Nereye gideceğini bil(e)meyen(!)
“Yalnızlık ummanında hep seni aradım(…)”
Yol uzun dostum..
Yollar yorucu..
Hani gidermiş ya herkes bir anda,
Ben de öyle gitmek istiyorum(!)
Satır aralarını süsleyen umutlarım,
Şimdilerde kalp yolumdan geçiyor..
“Yine mi?” diyeceksin(!)
Evet:
”Yine(!)”
Ama bu sefer kalp kabıma “aşk”ı doldurmasını bil(m)iyorum(!)
Ellerim..
Ellerim “aşk şarabı”nı dökmek dürtüsüyle titrek(!)
..ve bakışlarımda hüzün(!)
Aynaya bakıyorum..
H-A-Y-R-E-T(!)
Ne çok yakışıyor bakışlarıma hüzün..
Et ve tırnak gibi..
Suda balık gibi..
Gözümde H-Ü-Z-Ü-N(!)
Dedim ya..
Bir “Y-O-L-C-U” yum B-E-N(!)
Kaptansız bir gemide,
Nereye gideceğimi bilmeden
Büyük bir ummanda,
İ-L-E-R-L-İ-Y-O-R-U-M(!)
Ama biliyorum..
Bu gidişler boşuna(!)
Nafile bu gidişler..
Ne kadar çok kaçsam,
O kadar çok yakalanıyorum kendime..
Kaç(a)mıyorum ki kendimden(!)
Bil(e)miyorum(!)
Nereye bu gidiş..
Nereye kadar(?)
Demiştim ya daha önce de:
“Y-O-R-U-L-D-U-M” diye..
Hâlâ yorgunluğun başrolünü oynuyorum biliyor musun(?)
Hâlâ başkentim:
-A-C-I(!)
..ve hâlâ gözümde;
-H-Ü-Z-Ü-N(!)
Hani sözcüklerin bile yetersiz kaldığı zamanlar vardır ya..
Ordayım işte(!)
Anladım ki;
Bütün kapıların kapandığı yer:
Umudun bittiği yerdir(…)
Hep sessizliğe yasladım ben başımı..
H-A-Y-A-T(!)
Şu en büyük muamma..
Müsemma olanları da kaybetti(rdi)bana(!)
Mutsuz değilim ama,
Bunu da bil:
Y-O-R-G-U-N-U-M(!)
Aslında susmayı çok istedim sevgili(!)dostum..
Avaz avaz susmayı plânladım hep içimden..
Sustum mu?:
-Bilmiyorum(!)
Ha bu arada,
Demiştim ya “Gidiyorum” diye..
“Yalnızlığımı” sana emanet etsem..
Kabul eder misin?
Bilirim..
Dokundurmazsın kimseye(!)
Bir de “Hüznümü”(!)
Bir yer saklamışsındır mutlaka,
Kalbinin en mutena derinliklerinde..
Diyor ya şair:
“Şimdi menziller elem,yürek duman,sine çâk,
Devleri mahkûm eden hayatım şimdi helâk(!)”
Menzilim elem benim,
Yüreğim duman..
Sinemin mahvolduğunu söyleyemedim her an..
Şimdi “Vakt-i Sukût”a gömülme(k) vakti..
Vakit:
-Sukût(!)
Sukût vakti..
Gidiyorum..
“El-Veda”demeyeceğim bu defa..
Çünkü vedam sana değil,
K-E-N-D-İ-M-E(!)
(…)