Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
23 Kasım 2008, 17:37:17

Sayfa: [1]   Aşağı git
YAZDIR
Gönderen Konu: Türkiye'den seri katiller..  (Okunma Sayısı 1370 defa)
11 Haziran 2007, 19:51:15 #0
halloween
Moderator
***


WORDS LIKE VIOLENCE

Açtığı Konular: 146
Mesaj Sayısı: 1711

Rep Puanı: 22
Ruh Halim



WWW


Türkiye'de seri katiller toplam 46 cinayet işledi
Türkiye'de 11 seri katil bugüne kadar toplam 46 cinayet işledi. Katillerin kimi cezai ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle akıl hastanesine sevkedildi, kimi koğuşunda öldürüldü, kimi ise afla tahliye oldu.
'Artvin canavarı' lakaplı Adnan Çolak, 1992-1995 yılları arasında 11 kişiyi öldürdü.
'Tornavidalı katil' ve 'Avcılar sapığı' olarak tanınan Yavuz Yapıcıoğlu da, 1993'te başladığı seri cinayetlerini aldığı 'deli raporu' sayesinde 2002 yılına kadar sürdürdü. En son Tekirdağ'da 10 saat içinde 3 kişiyi tornavidayla başlarına vurarak öldüren Yapıcıoğlu, Adli Tıp Genel Kurumu'nun 2003 yılında 'akıllı ve cezai ehliyeti tam' raporu vermesi üzerine 44 yıla mahkum oldu.
Ev arkadaşı Mehmet Yeşilyayla'yı öldürerek seri cinayetlerine başlayan 'kolici katil' Orhan Aksoy da, 5 cinayet işledi.
Denizli'de hat işçiliği yaparken 31.500 volt elektrik akımına kapılıp yaralanan Süleyman Aktaş da, bu olaydan sonra 1986'da Antalya'da Başkomiser Nuri Keskin'i öldürdü. Aktaş, 1994'te de 4 komşusunu kafalarına çivi çakarak öldürdü.
« Son Düzenleme: 11 Haziran 2007, 20:08:08 Gönderen: halloween » Logged

11 Haziran 2007, 19:53:49 #1
halloween
Moderator
***


WORDS LIKE VIOLENCE

Açtığı Konular: 146
Mesaj Sayısı: 1711

Rep Puanı: 22
Ruh Halim



WWW

ARTVİN CANAVARI - Baltacı Katil


ARTVIN CANAVARI - BALTACI KATIL

'Yasli insanlari öldürüyorsam da bunlar zaten zamanlarini doldurmuslar. Onlar bizim yerimize fazladan yasiyorlar. Belki de bizim kismetimizi yiyorlar. Hem kendimi tatmin ediyordum, hem de onlari öldürerek toplumu rahatlatiyordum,'

'Artvin Canavari' olarak bilinen Adnan Çolak 1992 ve 1995 yillari arasinda Artvin ve ilçelerinde yaslari 68 ile 95 arasinda degisen Hacer Kars, Ziver Bildirici, Hayriye Bildirici, Kevser Aksoy, Osman Aksoy, Hüseyin Korkmaz, Asiye Korkmaz, Ayse Bayram, Ahmet Bayram, Ahmet Gümüs ve Abuhayat Gümüs'ü öldürdü. Öldürdügü alti kadina tecavüz eden Adnan Çolak, Zonguldak'ta yakalandi, alti ayri idam ve 40 yil hapis cezasi aldi.

ARTVIN CANAVARI KORKU SALDI
Tam üç yil boyunca, Artvin ve köylerinin üstünde o güne kadar hiç görülmemis bir korku kol gezdi. Suç nedir bilmeyen Artvinliler bu sürede seri cinayetle tanisti. Öldürülen on bir kisi kendi halinde yaslilardi. 18/01/2003

16 Ekim 1992... 15 yasindaki kizlariyla Artvin'in Seyitler Köyü'nde yasayan Hüseyin ve Asiye Korkmaz çifti için o günün, digerlerinden farki yoktu. Baba, saat 23:00'e dogru yatmak istedigini söyledi. Ayaga kalkacagi sirada karisinin çigligiyla irkildi. Evin çatisi tutusmustu. Elbirligiyle yangini söndürdüler. Baba-kiz içeri girerken, kadin közleri dagitmak için geride kaldi. Bu sirada arkasinda bir ses isitti. Döndügünde elinde baltayla dikilen bir adam gördü.

Sonrasini zamanın Artvin Asayis Sube Müdürü Erdinç Elbe anlatiyor: "Kiz çocugunun annesini ve babasini baltayla öldürmüs sahis. Daha sonra kiz çocuguna evin ahirinda iki defa tecavüz etmis. Daha sonra kizi olay yerinin birkaç kilometre ilerisinde bulunan magaraya götürüp orada da tecavüz etmis."

Bir yil sonra
Soganli Köyü'nde oturan Ziver Bildirici ve gelini Hayriye Bildirici bir sabah evlerinde ölü bulundu. Kurbanlar, baslarina keserle vurularak öldürülmüstü. Kadina tecavüz edilmisti.

Artvin halkinin yasadigi artik korkudan çok saskinlikti. Herkesin birbirini tanidigi, kapilarin kapatilmadigi bu yerde, bu cinayetleri kim islerdi?

Iki köy birbirine birkaç kilometre uzaklikta olmasina ragmen yetkililerin aklina bir yil önce islenen cinayetle bag kurmak gelmiyordu. Ama halk baglantiyi kurmustu. Katilin ayni kisi oldugunu sezmis ve ona bir isim bile takmisti: Baltaci.
Artvinliler'in "Baltaci" adini verdigi katil ikinci cinayetten üç ay sonra tekrar harekete geçti. Bu kez Savsat'in Köprükaya Köyü'nde oturan 60 yasindaki Ahmet ve Abuhayat Gümüs tipki önceki cinayetlerdeki gibi öldürüldü. Ilk iki cinayetten farkli olarak bu kez katil, evin altini üstüne getirmisti. Belki de olaya hirsizlik suçu vermek istemisti.

Dört ay sonra
Salkimli Köyü'nde yalniz yasayan 62 yasindaki Hediye Sancaktaroglu, ahira gitmek üzere evden çikti. Çalismaya baslayacakti ki, yaninda, karanligin içinde beliren adami fark etti. Tahrayi kaldirdi ama adam ondan daha genç ve çevikti.
Katil, yasli kadinin elinden aldigi tahrayla kafasina vurdu, ardindan tecavüz etti. Kadini biraktiginda öldügünü saniyordu. Oysa yasli kadin kafasindaki agir yaraya ragmen kurtuldu.

Artvin halki, olayi çözemeyen güvenlik güçlerine ates püskürüyordu. Katil cinayet araliklarini siklastirirken, polis ve jandarmanin elinden hiçbir sey gelmiyordu.

Sancaktaroglu olayindan tam dört ay sonra Ardanuç'un Gümüshane Köyü'nden 60 yasindaki Osman ve Kevser Aksoy öldürüldü. Bu olaydaki tek fark katilin yasli çiftin evlerini yakmasi oldu. Cesetler neredeyse kimlik tespiti yapilamayacak kadar yanmisti. Katil ipucu birakmamaya kararliydi.

Sira dört ay sonra, önce 70 yaslarindaki Ahmet ve Ayse Bayram çiftine, sonra da 70 yasindaki Hacer Kars'a geldi. Yine görgü tanigi, suç aleti, parmak izi ve katilden eser yoktu. Ama yapilan ceset incelemesinde ilk defa bir ipucu bulundu. Kurbanin tirnaklari arasinda ve vajinasinda doku artiklari.

Doku artiklarinin DNA incelemesini Adli Tip Kurumu Biyoloji Laboratuari’nda yapildi. Sonuç olumsuzdu. Doku artigi katile degil Kars'in kendisine aitti. Ayrica kurbandan alinan kil örnekleri de ipucu olmadi. Bunlar da katile degil kurbana aitti. Katil geride iz birakmamayi yine basarmisti.

Sona dogru
Merkeze birkaç kilometre uzakliktaki Salkimli Köyü'nde oturan 58 yasindaki Hediye Ipek, torunu Mesut'u beklemekten vazgeçti. Uykusu gelmisti. Bu sirada evin çatisinda sesler duydu. Korktu. Eline balta alarak açik duran pencereye yöneldi. Disariya göz gezdirdi. Kimseyi göremedi. Pencereyi kapatmak için elini uzatti.

Katilin son kurbani Hediye Ipek'ti. Adam, yasli kadinin bogazini tülbentle sikmis, nefes almasi duruncaya kadar beklemis daha sonra da tecavüz etmisti. Evi terk ettiginde kadinin öldügünü saniyordu. Ama Hediye Ipek ölmedi. Son gayretle komsularini yardima çagirdi. Ardindan da bayildi.

Hediye Ipek, gözünü açtiginda Artvin Devlet Hastanesi'ndeydi. Ifadesini almak üzere polis basinda bekliyordu. Yasli kadin saldirgani açik açik tanimliyordu. Adami iyi görmüstü. Esmerdi, biyikliydi, üzerinde kot pantolon ve yakali kisa kollu bir tisört vardi. Iskarpin ayakkabilar giymisti. Daha da önemlisi adami tanimisti: Artvin'in aylardir aradigi saldirgan kendi komsusu Adnan Çolak'ti.

"Beni saçimdan tutup asagi bastirdi. O anda da isigi kapatti. Basörtümü bogazima dolayip sikmaya basladi. Yalvardim ama hiç sesini çikarmadi. Saçini çekmek için basina elimi uzattim ama saçini tutamadim. Yüzünü tirmalayip tirmalayamadigimi bilmiyorum. O sirada kendimden geçmisim."

28 yasindaki Adnan Çolak, Hediye Ipek'in ifadesi dogrultusunda ayni gün tutuklandi. Artvin de korkunun yerine saskinlik almisti. Adnan Çolak herkesin tanidigi, bildigi biriydi. Herkesle birlikte Baltaci'ya lanetler okumustu. Üç çocuklu zanlinin yakinlarina göre bilinen tek kötü aliskanligi arkadaslariyla içtigi birkaç kadeh içkiydi.

Çolak'in evinin aranmasi, gece yarisina dogru yapildi. Evde üçüncü kurbanin evinden alinmis beyaz telefon makinesi bulundu. Ayrica olay gecesi Hediye Ipek'in tarif ettigi giysiler de evdeydi.

Dava basliyor
Adnan Çolak yargilamasina Artvin Agir Ceza Mahkemesi'nde baslandiginda Türk adli tarihinin en uzun durusmalarindan birine de baslanmisti. Çolak'a yöneltilen ilk soru neden yasli insanlari öldürdügü oldu. Sanigin ürpertici
cevabini Gazeteci Tolga Gül anlatiyor: 'Yasli insanlari öldürüyorsam da bunlar zaten zamanlarini doldurmuslar. Onlar bizim yerimize fazladan yasiyorlar. Belki de bizim kismetimizi yiyorlar. Hem kendimi tatmin ediyordum, hem de onlari öldürerek toplumu rahatlatiyordum,' türünde seyler söylüyordu."

Çolak'in ifadesinden kurbanlarindan hiçbiriyle düsmanligi olmadigi, hepsini rasgele seçtigi anlasiliyordu. Cinayetten önce içki içiyordu. Durusmada ilk cinayetini anlatirken sogukkanliydi.

"Çobanlik yaptigim günlerde Korkmaz ailesinin evini gözlüyordum. Olay gecesi, etrafta kimsenin olmadigina kanaat getirdikten sonra evin üzerine ve bacaya tas atmaya basladim. Gayem disari çikmalarini saglamakti. Bu sirada çati boslugunda bulunan çaputlar gözüme çarpti. Onlari atese verip evden disari çikmalarini sagladim." "Köyde yalniz yasadigini bildigim Hediye Ipek'in evine gittigimde de gayem öldürüp sonra da irzina geçmekti. Kadinin evde yalniz olduguna emin olduktan sonra harekete geçtim. Bogusma sirasinda 'Seni tanidim,' diye bagirdi. Ama sesimi çikarmadim. Saçlarima, hayalarima dalmak istedi. Ama engel olamadi. Atletimdeki küçük kan lekesinin bu sirada bulastigini saniyorum. Çünkü kadinin agzindan kan geldigini gördüm. Kan gelince ölecegini düsündüm."

Çolak yalniz olaylari anlatmakla kalmiyor, cinayetlerinin nedenini de tahlil ediyordu. Gazeteci Gül'ün tanikligiyla: "Okul hayatini, çocukluk hayatini anlattigi dönemde söyledigi bir sey vardi. Yedi-sekiz yaslarindayken annesiyle babasinin cinsel iliskiye girdigini izledigini söylemisti. Belki de bilinçaltinda yasli insanlara tecavüz etmesinin temelinde bunun olabilecegini de söylemisti. Psikolojik tespitti aslinda bu."

Mahkeme heyeti güvenlik nedeniyle davayi Zonguldak 1. Agir Ceza Mahkemesi'ne göndermeye karar verdi. Belki mahkeme, Adnan Çolak'in izlerinin Artvin'den bir an önce silinmesini istiyordu.

Çolak'in savunmasini üstlenen Avukat Yakup Yürektürk, cinayet silahlarindan hiçbirinin ele geçirilememis olmasi üzerinde duruyordu. Savunmaya göre Çolak'in suçlu oldugunu ispatlayan elde hiçbir somut delil yoktu. Evinde bulunan ve Bayram çiftine ait olan beyaz telefondan baska. Ancak Yürektürk'ün göz ardi ettigi bir sey vardi. Çolak, Bayram çiftinin telefon hattina ait 2952 numarasini silmeyi unutmustu. Ya da yakalanmayacagindan çok emindi. Telefonun eve nasil geldigini Adnan Çolak'in karisi Suzan Çolak söyle anlatti:
"Evimizde telefon hatti yoktur. Esim, beyaz telefon makinesini bundan alti ay önce Ramazan ayindan önce eve getirdi. Artvin'den satin aldigini söyledi. Ama neden satin aldigini söylemedi."

Ihtiras dilekçesi
Çolak yargilama sirasinda cinayet islemesine neden olarak 11 yasina kadar anne ve babasiyla ayni yatakta uyumasini gösterdi. Çocukken amcasinin oglu kendisine tecavüz etmisti. Menenjit geçirmisti. Içki içtiginde kendisine hakim olamiyordu. Durusmalar boyunca Çolak, savciliga, mahkeme heyetine defalarca mektup yazdi. Bu mektuplardan en ilginci yargilanmayi beklerken Artvin Cumhuriyet Bassavciligi'na yazdigi mektuptu. Mektup tam yedi sayfaydi ve adi,
'Ihtiras dilekçesiydi. Temmuz 1995 tarihli bu mektubunda suçsuz oldugunu ve cinayetleri kendisinin islemedigini söyledi.
Bu mektuptan üç gün sonra kaleme aldigi mektupta suçunu itiraf ediyor ancak cinayetler sirasinda yaninda iki arkadasinin bulundugunu öne sürüyordu. Savciligin yaptigi arastirma sonunda suç ortagi olmakla suçlananlardan birinin söz konusu tarihlerde askerde oldugu ortaya çikti.

Adnan Çolak'in cinayetlerinde nasil parmak izi birakmadigi da bu mektupta anlasildi.:
"Yaptigimiz olaylarda siyah deri eldiven kullaniyordum."

23 Haziran 2000...
Yargilama bes yil sürdü. Zonguldak 1. Agir Ceza Mahkemesi, 25 yasinda cinayet islemeye baslayan Adnan Çolak'i taniklar, teshisler ve deliller isiginda alti kez idam, 112 yil agir hapis cezasina çarptirdi.

Aslinda Adnan Çolak çok daha önce yakalanabilirdi. Bugün emniyet güçleri bunu dogruluyor. Onlara göre Çolak'in hemen yakalanamamis olmasinin iki nedeni var: O günlerde Karadeniz'i kasip kavuran Natasa sorunu nedeniyle bu cinayetlere hak ettigi önemin verilmemis olmasi ve delillerin dogru takip edilmemesi.

Artvin Canavari'nin dosyasi, ipuçlari bilimsel yöntemler kullanilarak takip edilmediginde nelere mal olabilecegini göstermesi açisindan önemli bir dava dosyasi olarak karsimizda duracak.

HAKKINDA KITAP:
Çoruh Seni Lanetliyor: Bir Katilin Anatomisi-Yazar-Orhan Yildirim
Logged

11 Haziran 2007, 19:56:37 #2
halloween
Moderator
***


WORDS LIKE VIOLENCE

Açtığı Konular: 146
Mesaj Sayısı: 1711

Rep Puanı: 22
Ruh Halim



WWW

SÜLEYMAN AKTAŞ-ÇİVİCİ KATİL



"Hastaneden çıkınca tekrar çivileyeceğim"
"Bana cinayetler için emirleri Turgut Özal verdi"
"Çivi görünce dayanamıyordum, insanların kafalarına çakmak istiyordum hep"

Denizli Türkiye Elektrik Kurumu Müessese Müdürlüğünde hat işçiliği yaparken 31.500 volt elektrik akımına kapılıp ağır yaralanan Aktaş, bu olaydan sonra 1986 yılında Antalya'da Nuri Keskin adındaki Başkomiseri öldürdü ve tutuklandı. Mahkeme akli dengesinin yerinde olmadığına karar verdi ve Süleyman Aktaş'ı, Manisa ruh ve sinir hastalıkları hastanesine gönderdi. Burada 4,5 sene tedavi gören Aktaş, taburcu olduktan sonra Denizli'nin Bozkurt ilçesindeki Çambaşı köyüne döndü. Fakat o döndüğünde Çambaşı köyünü hiç unutamayacakları bir felaket bekliyordu. Köye döndükten 3 yıl sonra yani 1994'te 4 komşusunu boğarak öldürmüştü. Ona Çivici katil denmesinin nedeni ise öldürdüğü kurbanlarının kafalarının çeşitli yerlerine ve gözlerine çiviler çakmasıydı. Polisler onu sorguya çektiklerinde neden çivi çaktığını sormuşlar ve "çivi görünce dayanamıyordum, insanların kafalarına çakmak istiyordum hep" cevabını aldılar. Hatta bir keresinde "bana cinayetleri işlemem için Turgut Özal emir verdi" demiştir. Yakalandıktan sonra evinin alt katında yapılan aramalarda uçları özenle sivriltilmiş çiviler ve "kısa zamanda öldürülecekler" in yazıldığı bir liste bulmuşlardır.

Süleyman Aktaş halen Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde, tehlikeli Şizofrenlerin bulunduğu E Koğuşunda kalmaktadır.


ÇİVİCİ KATİL NASIL YAKALANDI?
30.01.2003 Zaman
NTV’de yayınlanan “İpucu”, cinayetleri, işlenmiş suçları ve suçluları gün ışığına çıkarıyor.
Saat 22.05’te yayınlanan programda bilim ve teknolojinin yardımıyla çözülmüş Adli Tıp ve polis dosyaları ekrana getiriliyor. İpucu, çivici lakaplı Süleyman Aktaş dosyasını açıyor. Elektrik teknisyeniydi. Bir gün 30 bin voltluk elektrik akımına kapıldı. Ağır yaralandı. Bu olaydan bir yıl sonra cinayet işledi. 4,5 yıl akıl hastanesinde yattı. Çıktıktan sonra seri cinayet işlemeye başladı. Kurbanları kendi köyünden yaşlılardı. Kafalarına ve gözlerine inşaat çivileri çakarak öldürdü. Savcı, onu yakalamak için elindeki tek ipucunu değerlendirdi. Televizyon Servisi
Köyünün kâbusu
Süleyman Aktaş... 1986 yılında Antalya'da Nuri Keskin adlı bir komiseri tabancayla öldürdü, akli dengesi yerinde olmadığı gerekçesiyle 4.5 yıl tedavi gördü. Taburcu olarak Denizli'nin Bozkurt ilçesinde bağlı Çambaşı Köyü'ne dönen Aktaş, 1994 yılı içerisinde boğarak öldürdüğü Ayşe (65) ve İsmail Güneş (66), Rukiye (77) ve Ramazan Kocatepe (78) adlı yaşlı çiftlerle, Yıldırım Kılıç'ın gözlerine ve kafalarına çivi çakmıştı.
Köyün nüfusu azaldı
Köyünde öldüreceği kişilerin liste-sini hazırladığını açıklayan Aktaş'ın, bir keresinde bir günlüğüne de olsa kaldığı hastanenin demirlerini kese-rek kaçmayı başarması "Buraya gelecek" korkusuyla Çambaşı Köyü'nün bin 500 olan nüfusunu 680'e düşürmüştü.
Çambaşı ahalisi yıllar boyunca Süleyman Aktaş'ın bugün yarın taburcu edileceği haberleriyle yüreği ağzında yaşadı. Ta ki Başhekim Psikiyatrist Dr. Levent Ermete geçen aralık ayında 'Çivici'nin yaşamının sonuna kadar hastanede tutulacağını açıklayana kadar...
İçimizdeki canavar
Manisa Ruh Sağlığı ve Ruh Hastalıkları Hastanesi'nde medyanın deyimiyle 'Çivici katil' ve 'İzmir canavarı' aynı koğuşta kalıyorlarmış. İki çocuğa tecavüz edip öldürdükten sonra, buraya tedavi görmesi için yatırılan 'İzmir canavarı' öldürülmek korkusu içinde koğuşunun değiştirilmesini istiyor. Ve aktarıldığı koğuşta başka iki ruh hastası tarafından boğazından, karnından bıçaklanarak öldürülüyor. Bıçaklar 'hastanenin' mutfağından alınmış. Cezaevi olsa alıştık. Anlaşılır bir durum. Orada her mahkûm, her istediğini yapabiliyor. Silahlar, şişler, bıçaklar kol geziyor ortalarda. Ama burası bir tedavi merkezi. Olayın basına yansıması da bir başka alem. "Beni öldürecekler diye koğuşunu değiştiren bir deliyi iki deli mutfaktan aldıkları bıçakla öldürdü." Gazetenin manşeti bu. Meslek etiği açısından baktığınız zaman ruh hastalarına 'deli' demek, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastanesi'ne 'tımarhane' demekten farksız...Radikal20.03.2003
'Çiviciden Bush'a mesaj

Yeni yıl nedeniyle Manisa Ruh Sağlığı Hastanesi'nde eğlence programı düzenlendi. Hastanede uzun yıllardır tedavi gören 'Çivici Katil' Süleyman Aktaş da eğlenceye katıldı. ABD Başkanı Bush'a mesaj gönderen Çivici, 'Bush kendi işine baksın, hükümetimiz de ülkeye sahip çıksın' dedi
Logged

11 Haziran 2007, 20:02:15 #3
halloween
Moderator
***


WORDS LIKE VIOLENCE

Açtığı Konular: 146
Mesaj Sayısı: 1711

Rep Puanı: 22
Ruh Halim



WWW

YAVUZ YAPICIOĞLU

(TORNAVİDALI KATİL-AVCILAR SAPIĞI)

1967 Adana doğumlu Yavuz Yapıcıoğlu’nun 9 kardeşi var.
25 Aralık 2002 tarihli Tekirdağ’daki duruşmasındaki ifadesine göre Yavuz, sevgisiz büyüdü.
İlkokulu ve ortaokulu üvey annesinin yanında okudu.
Yine kendi ifadesine göre o okuduğu okullarda hep sınıf birincisiydi.
Sınıfında arkadaşları arasında sayılıyordu, seviliyordu.
Lise 2. sınıfa kadar başarılı bir öğrenci olarak devam etti.
Lise 2’de tartışarak önce ailesinden sonra okulundan ayrıldı.
Evlendi, ama 3 ay evli kaldı.
Okul takımlarında ve amatör kümelerde futbol oynadı.
Dericilik yapıp işadamı da oldu. Ancak onu da yürütemedi ve işyerini kapattı.
Normalde iyi konuşup düzgün işler yapabildiğini, ancak zaman ve mekan algılamasında bazen kendini kaybettiğini, cinayetleri bu sırada işlediğini ve sanki içinde iki ayrı kişinin barındığını söyledi.
1994’te seri cinayetlerine başlamadan önce İstanbul Merter’de ‘Sis Tarikatı’ denilen bir grupla birlikte oldu.
1994’te İstanbul’da aynı mahallede oturan bir genç kız ‘günaydın’ dedi. Bu yüzden önce kızla ve genç kızın nişanlısı ve arkadaşlarıyla kavga etti. Kavgada bıçağını çekip 3 kişiyi öldürdü. Bıçaklananlardan 20 yaşındaki Sait Korkmaz olay yerinde öldü. Kaçarken durdurduğu Mercedes otomobilin şoförü Rasim Aydın direnince onu da öldürdü.
Mahkeme kayıtlarına göre, Yavuz Yapıcıoğlu, son katliamını Aralık 2002’de Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde gerçekleştirdi. ‘10 saat içinde’ Sağlık Mahallesi'nde 23 Aralık 2002 tarihinde, Çorlu Spor Tesisleri'nin bekçisi Hüseyin Yumuk , Özcan Karagözoğlu ve Şakir Temürçi , başlarına sert cisimle vurularak öldürülmüştü.
Aynı gece, Tonguçlar Cami İmamı Salih Baş ve Beytullah Güngen de yaralanmıştı.
Mahkeme salonlarında ‘Gerçek Atatürk’ olduğunu söyleyen Yavuz Yapıcıoğlu’nun salondakilere zarar vermesini önlemek için duruşmada karate ve judo bilen polisler görev yaptı.
Deli taklidi yapınca Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edildi. Burada anadan üryan soyundu, koridorlarda “Ben İsa’yım!” diye bağırdı.
Tutulduğu adli koğuşu yaktı.
Hastabakıcılara saldırıp yaraladı.
Koğuş arkadaşlarını dayaktan geçirdi.
Bir süre sonra Türk Ceza Kanunu’nun 46. maddesine göre cezai ehliyetinin olmadığına dair rapor alıp çıktı.
Böylece yargılanmaktan da kurtuldu.
Pertevniyal Lisesi önünden geçerken bir hademe ile kız öğrencinin tartıştığını görüp olaya karıştı. Önce kızı kovaladı, sonra kendisini engelleyen hademeyi bıçakla öldürdü.
Cinayetten sonra kaçtığı Adana’da olmadık sebeplerle 3 kişiyi daha öldürdü.
Adana’dan kaçarken bindiği otobüs Ankara’da mola verdi. Açtı, simit alacaktı; ancak cebinde parası yoktu. Tanımadığı birinden para istedi, vermeyince adamı izleyip tenha bir köşede şişleyerek öldürdü.
Cinayeti gören bir adamı da kovaladı, yakalayıp boğazından keserek hayatına kıydı.
Harçlık vermedi diye ağabeyinin dükkanını yaktı.
Ayrıca yakın akrabalarından ikisinin daha evini yaktı.
Silivri’deki babasını öldürmek için evini bastı, baba Selim pompalı tüfekle ateş ederek Yavuz’un elinden kurtuldu.
Buradan Balıkesir Edremit’e anneannesinin yanına kaçtı. 3 gün birlikte kaldığı anneannesi annesiyle ilgili hoşuna gitmeyen bir söz söyleyince kristal kül tablasını başına vura vura öldürdü.
Olayı duyan anne 2 gün sonra kalp krizinden öldü.
1998 yılında Loris Giuseppe Formentin isimli Belçikalı bir turisti bıçakladı, bacağından vurularak etkisiz hale getirildi.
Avcılar Kampusü'nde 1992'de 5 aylık hamile üniversite öğrencisi B. K ve 1993'te de İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İhtisas öğrencisi D.Ö, tecavüz edildikten sonra öldürülmüştü. Semtte büyük paniğe neden olayların ardından sapık tüm çabalara rağmen yakalanamamıştı. Katilin ağabeyi Yıldır Yapıcıoğlu”na göre bu iki cinayetin faili de Yavuz Yapıcıoğlu’dur.
Yapıcıoğlu, önceki cinayetlerinde Türk Ceza Kanunu doğrultusunda Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nden verilen ‘kapalı yerde tutulamaz ve cezai ehliyeti yoktur’ şeklindeki raporlar sebebiyle hapse atılamıyordu.
Bunun yerine tedavisi için hastaneye gönderiliyordu. Ancak, bir yıllık tedavi süresini doldurmadan hastaneden elini kolunu sallayarak çıkan Yapıcıoğlu sudan sebeplerle cinayet işlemeye devam etti.
Sanık Yapıcıoğlu duruşmada kendisi hakkında verilen sağlam raporunun doğru olduğunu belirterek, doktorları ve mahkemeyi yanıltmak istemediğini söyledi.
Yapıcıoğlu, "Ben seri katil veya canavar değilim" dedi. Ancak Yapıcıoğlu, daha önce ruh hastası taklidi yaparak herkesi yanılttığını söyledi.
Polis kayıtlarına göre 18, ailesine ve görgü tanıklarına göre 43 kişinin katil zanlısı 36 yaşındaki Yapıcıoğlu, Cumhuriyet tarihinin en çok adam öldüren kişisi.
Seri katil bu cinayetleri 1994–2002 yılları arasında gerçekleştirdi.
Yavuz Yapıcıoğlu, Avcılar’da yakalanıp tutuklu olarak yargılanmaya başladı. Tekirdağ Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor. Gasp ve cinayetten yargılanıyor.
Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada tutuklu sanık Yavuz Yapıcıoğlu duruşma sonunda Şakir Temürcü'yü öldürmekten 28 yıl, Salih Baş'ı da öldürmeye tam teşebbüsle yaralamak suçundan 16 yıla mahkum oldu.
Logged

11 Haziran 2007, 20:03:34 #4
halloween
Moderator
***


WORDS LIKE VIOLENCE

Açtığı Konular: 146
Mesaj Sayısı: 1711

Rep Puanı: 22
Ruh Halim



WWW

ALI KAYA



"Allah beni çagiriyor. Hakkimi almak için ben Allah'in yanina gidip gelecegim. Ve en kisa zamanda günahkarlarla ve düsmanlarimla hesaplasacagim"

ISTE ALANYALI SERI KATILIN INANILMAZ CINAYETLERI!..

Birçok gasp ve biçaklama olayina karisan, 'bebek yüzlü katil' olarak bilinen cezaevi firarisi Ali Kaya, Antalya'nin Alanya Ilçesi'nde yakalandi. Sahsin üstünde yapilan aramada bir çok ünlü isadaminin isminin yer aldigi ölüm listesi çikti.
20 Agustos 2004

Birçok gasp ve biçaklama olayina karisan, 'bebek yüzlü katil' olarak bilinen cezaevi firarisi Ali Kaya, Antalya'nin Alanya Ilçesi'nde yakalandi. Sahsin üstünde yapilan aramada bir çok ünlü isadaminin isminin yer aldigi ölüm listesi çikti.
Edinilen bilgiye göre; Alanya'ya bagli Mahmutlar Jandarma Karakol Komutanligi'na bagli ekipler tarafindan önceki gece yapilan yol kontrolü sirasinda süphe üzerine bir araç durduruldu. Araçta bulunan kisilerin kimlik kontrolleri sirasinda Erdal Yilmaz adina düzenlenmis kimligin sahte olmasindan süphe edildi. Kimligin sahte oldugu üzerinde yapilan incelemede anlasilinca sahis, karakola götürülerek ifadesi alindi. Sahis, Erdal Yilmaz adina düzenlenmis kimligin sahte oldugunu ve kendisinin cinayet suçundan Sanliurfa Açik Cezaevi'nden firar eden Ali Kaya oldugunu itiraf etti. Ifadesi alindiktan sonra mahkemeye çikartilan Ali Kaya, "4 sene sonra geldim. Gene gelecegim. Görevimi basariyla yapamadim ama yapacagim" dedi. Ali Kaya'nin yakalandiginda üstünde Alanya'da öldürmek istedigi kisilerin listesinin çiktigi ögrenildi.

ILK CINAYETINDE AMCASINI ÖLDÜRDÜ
Ali Kaya ilk cinayetinde 1997 yilinda Alanya'da bir emlak bürosunda amcasi Celal Kaya'yi öldürdü. 5 yil agir hapis cezasina çarptirilan Ali Kaya, tutuklu bulundugu Alanya Kapali Cezaevi'nde disiplinsiz davranislari nedeni ile Silifke Cezaevi'ne sevk edilmisti. Silifke Cezaevi'nde cezasini dolduran Ali Kaya, Adana'da kendi annesine tecavüz eden Zeynel Abidin Gümüs'ü öldürmüstü. Ali Kaya, isledigi cinayetlerin ardindan, "Allah beni çagiriyor. Hakkimi almak için ben Allah'in yanina gidip gelecegim. Ve en kisa zamanda günahkarlarla ve düsmanlarimla hesaplasacagim" seklinde biraktigi notla akillarda kaldi. Zeynel Abidin Gümüs cinayetinin ardindan tutuklanan Ali Kaya, Elazig Kapali Cezaevi'ne konuldu. Ali Kaya akli dengesinin bozuk oldugu gerekçesi ile akil hastanesine yatirildi ve tedavi altina alindi. Tedavi sonucunda hastane kurulu tarafindan Ali Kaya'ya 'kapali yerde duramaz' raporu verildi. Bu raporun ardindan Kaya, 1999 yilinda tekrar sokaklara döndü.

ALANYA'DA 5 KISIYI BIÇAKLADI
Alanya'ya gelen Ali Kaya burada, Dedo lakapli gazino isletmecisini biçakladi. Elindeki deli raporu sayesinde bu olayda tutuksuz olarak yargilanan Kaya daha sonra Agrili Mehmet lakapli kadin saticisi ve ardindan Firat Solmaz adli bir sahsi daha biçakladi. Kaya bu dosyalardan da elindeki deli raporu sayesinde beraat etti. Ali Kaya, Alanya'daki son olayda ise Alanya Kapali Cezaevi'nde görevli gardiyanlardan Kemal Aksakal ve Hasan Askeroglu'nu sehrin en islek caddesinde biçakladi. Bu olayin ardindan Ali Kaya, Manisa Ruh ve Sinir Hastaliklari Hastanesi'nde tedavi altina alindi.
Kisilik bozuklugu teshisiyle Manisa Ruh ve Sinir Hastaliklari Hastanesi'ne gönderilen Ali Kaya, burada 'çivici katil' olarak bilinen Ayhan Kartal'i, cezaevinde arkadas olduklari ve Milas'ta iki kisiyi öldüren zeka geriligi teshisiyle bir yil önce tedavi altina alinan epilepsi hastasi Tayfun Sahin ile (32) birlikte bogazini keserek ve karnindan üç kez biçaklayarak öldürdü. Koguslari gezen nöbetçi Doktor Semih Özalp, Kartal'i kanlar içinde buldu. Sahin'i ikna edip elindeki biçagi alan Doktor Özalp, hasta bakicilarinin da yardimiyla Kaya'yi da etkisiz hale getirerek polise haber verdi. Kartal, hastaneye götürülürken yasamini yitirdi. Ayhan Kartal cinayetinin ardindan Sanliurfa Yari Açik Cezaevi'ne konulan Ali Kaya, 1 yil önce buradan firar etmisti.

Sapiga infaz (15.3.2000 Hürriyet)
Izmir'de iki çocuga tecavüz ettikten sonra öldüren Ayhan Kartal, Manisa’da hastanedeki kogusunda arkadaslari tarafindan biçaklanarak öldürüldü. Alanya'da gasp ve biçaklama olaylarina karisan ve kisilik bozuklugu teshisiyle iki ay önce Manisa Ruh ve Sinir Hastaliklari Hastanesi'ne gönderilen Ali Kaya (23) ile Milas'ta iki kisiyi öldüren sara hastasi Tayfun Sahin (32), hastanede arkadas oldu. Çivici katil Süleyman Aktas'in da bulundugu 17 kisilik E kogusunda kalan Kaya ve Sahin, kogus arkadaslari Izmir canavari Ayhan Kartal'i (34), bogazindan bir ve karnindan üç kez biçaklayarak öldürdü. Kaya ve Sahin ifadelerinde, tecavüzcü Ayhan Kartal'a çok kizdiklari ve bu nedenle öldürdüklerini belirtti. Elinde suç aleti bulunmayan Ali Kaya da, Kartal'i biçakladigini söyledi. Savcilik cinayete el koydu.

Sapiga deli infazi
Izmir'de iki çocugu tecavüz edip, öldüren Ayhan Kartal, tedavi gördügü Manisa Ruh Sagligi ve Hastaliklari Hastanesi'nde biçaklanarak öldürüldü. Kartal cinayeti, hastanede bir ay içindeki ikinci cinayet oldu. Alanya'da gasp ve biçaklama olaylarina karisan ve kisilik bozuklugu teshisiyle Manisa Ruh Sagligi Hastanesi'ne gönderilen Ali Kaya (23) ile Milas'ta iki kisiyi öldüren zeka geriligi teshisiyle bir yil önce tedavi altina alinan epilepsi hastasi Tayfun Sahin (32), iyi arkadas oldu. Aralarında ‘‘Çivici Katil'' diye bilinen Süleyman Aktas'in da bulundugu 17 kisilik kogusta kalan Kaya ve Sahin, önceki gece Izmir Canavari Ayhan Kartal'i (34) bogazindan bir ve karnindan 3 kez biçakladi. Koğuşları gezen nöbetçi Dr. Semih Özalp, Kartal'i kanlar içinde buldu. Sahin'i ikna edip elindeki biçagi alan Dr. Özalp, hasta bakicilarinin da yardimiyla Kaya'yi da etkisiz hale getirerek polise haber verdi. Kartal, hastaneye götürülürken yasamini yitirdi. Kaya ve Sahin, tecavüzcü Kartal'a çok kizdiklarini, bu nedenle öldürdüklerini söyledi. Elinde suç aleti bulunmayan Kaya da, Kartal'i biçakladigini söyledi. Manisa Saglik Müdürü Ismet Nardal ve Manisa Ruh Sagligi Hastanesi Bashekimi Levent Ermete, Vali Muzaffer Ecemis'e cinayetle ilgili bilgi verdi. Savcilik cinayete el koydu. AyhanKartal, 20 Nisan 1985'te Ikiçesmelik'te 13 yasindaki Armagan Kayadipli'yi tecavüz edip bogarak öldürdü. Bir yil hastanede tedavi görüp taburcu edilen Kartal, 23 Eylül 1989'ta Sirinyer'de 9 yasindaki Baris Kurt'u da tecavüz edip öldürdü. Kartal, bu cinayetten sonra Pinarbasi'ndaki evinde sandikta saklanirken bulunmustu. Yine, 1992 yilinda Manisa Ruh Sagligi ve Hastaliklari Hastanesi'nde müsahede altina alinan Kartal, 14 Ekim 1993'de kaçti, bir süre polisi pesinden kosturan Kartal sans eseri Izmir'de yakalandi, hastaneye döndü. Kartal, daha önce Kornis olan soyadini, ilk cinayetinden sonra degistirmis, yakalandiginda da polislere, ‘‘Içimdeki bir ses çocuklara yaklasmami söylüyordu. Ancak çocuklarla iliski kurabiliyorum'' demisti.
Logged

11 Haziran 2007, 20:05:00 #5
halloween
Moderator
***


WORDS LIKE VIOLENCE

Açtığı Konular: 146
Mesaj Sayısı: 1711

Rep Puanı: 22
Ruh Halim



WWW

Anneye son darbe

Nurettin KURT

Görüşmelerine izin vermedikleri için plan yaparak 19 yaşındaki sevgilisine, babası, annesi ve ablasını öldürten 16 yaşındaki G.K. annesinin ölmediğini görünce son darbeyi kendisi vurdu. Annesini sırtından bıçaklayan G.K. ve erkek arkadaşı Kamil Bayındır tutuklandı.

ANKARA’da 19 yaşındaki erkek arkadaşına babası Kadir, annesi Fatma ve ablası Nilgün K.’yı bıçaklatan 16 yaşındaki liseli G.K’nın ölmeyen annesine son bıçağı kendisinin sapladığı ortaya çıktı.

Duyanları dehşete düşüren olay, 27 Mayıs Cumartesi gecesi, saat 21.00 sıralarında, Batıkent Harb-İş Sitesi’nde yaşandı. Eve gelen ağabey Hüseyin K, kızkardeşi 16 yaşındaki G’yi evde ağlarken buldu. Ailesini kanlar içinde gören ağabey Kaya, hemen polisi aradı. Cinayet masası dedektifleri, olay yerinde yaptıkları incelemede, üzerinde 4 adet anahtar bulunan bir anahtarlık ve bir cep telefonu buldu.

MESAJ DİKKAT ÇEKTİ

Cep telefonunun, G.K’nın sevgilisi 19 yaşındaki Kamil Bayındır’a ait olduğu belirlendi. Cep telefonuna son gelen mesajda, "Babamın işini bitirdin mi?" diye yazdığı tespit edildi. Eldeki anahtarlardan iki tanesinin kızın evine, diğer ikisinin de Kamil Bayındır’ın evine ait olduğu belirlendi.

ÖNCE İNKAR

Polis, cep telefonundan Kamil Bayındır’a ulaştı. İki eli sargılı olan Bayındır, polise önce saldırıya uğradığını anlattı. Korunmak isterken ellerinin kesildiğini, cep telefonunun gasp edildiğini belirten Bayındır, sağlık ocağında ellerine dikiş attırdığını söyledi. Ancak polisin, ısrarlı soruları karşısında bunalan Bayındır, cinayeti kendisinin işlediğini itiraf etti.

PLANI G. YAPTI

Bayındır, katliam planını sevgilisi G.K.’nın yaptığını ileri sürerken, cinayeti nasıl işlediğini şöyle anlattı:

"Ailesi G ile görüşmemize izin vermiyordu. Oysa biz, birbirimizi seviyorduk ve evlenecektik. G, evlerinin anahtarını bana verdi. Cumartesi akşam üzeri ailesinin alışverişe gideceğini söyledi. Yanıma iki bıçak aldım, G’nin verdiği anahtarlar ile eve girip yatak odasında beklemeye başladım. Eve önce babası geldi, onu bıçaklayıp öldürdüm. Beklemeye başladım. Bu arada G., bana ’Babamın işi bitti mi’ diye mesaj attı. Ben de ’Evet’ cevabını gönderdim. Bir süre sonra kız kardeşi ile annesi geldi, onları da bıçakladım.

SIRTINDAN BIÇAKLADI

Ama bu arada elim kan olduğu için bıçakları vururken kaydı ve iki elim kesildi. G.’yi aradım, eve geldi. Bıçağı tutamıyordum, annesinin ölmediğini far kettik. Bu sefer G., yerden bıçağı alıp annesini sırtından bıçaklayıp öldürdü. Sonra ellerimi bir bezle sardım ve evden ayrıldım.

AĞABEY KURTULDU

Yakalanan iki sevgilinin, ailenin tüm fertlerini öldürdükten sonra, cesetleri yok edip, taşındılar havası verip sonra da evlenmeyi planladıkları ortaya çıktı. Katilin, elleri kesildiği için ağabey Hüseyin K.’yı öldürme planını gerçekleştiremediği öğrenildi. G.K’nın, gömleğine kan sürerek, cinayetleri ağabeyi Hüseyin K’nın üzerine atmak istediği de ileri sürüldü. Nöbetçi Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesine çıkarılan Kamil Bayındır ve G.K., tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Soğukkanlılar

BİR aile katliopps yol açan 16 yaşındaki G.K. mahkemede oldukça soğukkanlıydı. ’Buz’ gibi bir ifadeyle oturup duruşmayı bekleyen G.K. gibi 19 yaşındaki erkek arkadaşı Kamil Bayındır da sakin ve sessizdi.

Oğluma hep o kızla görüşmemesini söyledik

SEVGİLİSİNİN annesi, babası ve ablasını bıçaklayarak öldüren lise öğrencisi Kamil Bayındır’ın babası Ali İhsan Bayındır, oğluyla ilgili şunları anlattı:

GARİP BİR KIZDI

Oğluma, o kızla görüşmemesini söylerdik. Garip bir kızdı, anne ve babasını sevmediğini söylerdi. Emekli oldum, şimdi ek işte çalışıyorum. Oğlum, okuyup subay olacağını, beni kurtaracağını, yüzümü kara çıkartmayacağını söylerdi. Kimseye saygıda kusur etmezdi, öğretmenleri kendisini çok severler, subay olmasını isterlerdi. Ailece perişan olduk. Ben de ’Yeter ki oğlum sen oku, ben tuvalet temizler seni okuturum’ derdim. Böyle bir ilişkimiz varken gidip bu olayı yaptı.

GASP EDİLDİĞİNİ SÖYLEDİ

Cinayet günü eve geldiğinde olaydan hiç bahsetmedi. Elleri kesilmişti, ne olduğunu sordum. ’Baba kavga ettim, beni bıçakla gasp etmeye kalktılar, ama ellerinden kurtuldum’ dedi. Sonra polisler olayı çözünce, ’baba kusura bakma’ deyip özür diledi.


30 Mayıs 2006
Hürriyet
Logged

11 Haziran 2007, 20:06:43 #6
halloween
Moderator
***


WORDS LIKE VIOLENCE

Açtığı Konular: 146
Mesaj Sayısı: 1711

Rep Puanı: 22
Ruh Halim



WWW

SERI KATILLE IDDIAYA GIREREK SERI KATIL OLDU



Seri katil oldugu gerekçesiyle tutuklanan Durmus Anuçin, öldürmeye Istanbul’un ilk seri katili Seyit Ahmet Demirci ile girdigi iddia üzerine basladigini söyledi. Anuçin, Istanbul DGM’de verdigi ifadede “Bu iddiayi kazandim.” dedi. Demirci, isledigi üç cinayetten sonra yakalanarak 3 kez idam cezasina çarptirilmisti. Anuçin ise 5 kisiyi öldürdükten sonra ele geçti. Söz konusu cinayetleri isledigini hem emniyette hem de DGM’de kabul eden Anuçin, Demirci ile Gümüshane Cezaevi’nde tanistigini kaydetti. Durmus Anuçin ve suç ortaklari oldugu iddiasiyla yakalanan Mustafa Bas, Ali Misir ile Selim Gündogdu dün Istanbul DGM’ye sevk edildi. DGM Cumhuriyet Savcisi Nazmi Okumus tarafindan sorgulanan Anuçin poliste verdigi ifadeleri kabul ederek suçunu itiraf etti. Anuçin, ile birlikte 4 sanik tutuklanmalari istemiyle Nöbetçi Yedek Hakimligi’ne sevk edildi. Saniklar burada tutuklanarak Bayrampasa Cezaevi’ne gönderildi. Durmus Anuçin, DGM’deki ifadesinde, 5 kisiyi iddia üzerine öldürdügünü söyledi. Anuçin, Türkiye’nin ilk seri katili olan ve Esenler’de mobilyaci cinayetleri isleyen Seyit Ahmet Demirci ile tanistigi Gümüshane Cezaevi’nde iddiaya girdigini, bu iddiasini da kazandigini söyledi. Istanbul’un ilk seri katili olarak bilinen Seyit Ahmet Demirci yakalanmasinin ardindan üç kez idam cezasina çarptirilmisti. 32 yasindaki Demirci, sadece mobilyacilari öldürüyordu. Demirci, 1998 yili içerisinde Esenler ve Bagcilar’da Ali Osman Beldek, Mehmet Kayatuzu ve Celal Pinargöz adli üç mobilyaciyi baslarina kursun sikarak öldürmüstü. Adli kayitlarda, Anuçin’in iddialastigi Demirci’nin sadece mobilyaci öldürmesinin sebebi, küçük yaslarda arkadasiyla birlikte yasadigi bir taciz oldugu belirtiliyor. Basın-27.12.2002

TRENE MI BINECEGIZ DEYIP AYAGA KALKMADI HAKIM SALONDAN ATTI (Basın-22.04.2004)
Durusma sirasinda ayaga kalkmayi reddedip, ‘Trene mi binecegiz?’ diyen, 5 cinayet ve çok sayida gasp olayinin sanigi Durmus Anuçin, salondan atildi. 5 No’lu DGM’de görülen durusmaya aralarinda Durmus Anuçin’in de bulundugu 9’u tutuklu 10 sanik katildi. Karar esnasinda ayaga kalkmasi istenen Durmus Anuçin, ‘Kalkmiyorum be! Niye kalkacagim’ dedi. Ikinci kez uyarilan Anuçin bu sefer de, ‘Ne o trene mi binecegiz?’ diye cevap verince hákim tarafindan salondan atildi. Saniklardan Selim Gündogdu’nun tahliyesine karar verilen durusma ertelendi.

SERI KATILIN 5 KEZ IDAMI ISTENDI (Basin-6.2.2003)
Cezaevinden iki kez afla çiktiktan sonra 5 kisiyi öldürdügü, 1 kadina tecavüz ettigi, 4 gasp gerçeklestirip iki kez de polisle çatismaya girdigi ileri sürülen suç makinesi Durmus Anuçin hakkinda 5 kez idam cezasi istendi. Diger saniklardan Mustafa Bas hakkinda da idam cezasi istenirken, Selim Gündogu ile Ali Misir 9 yila kadar hapis istemiyle yargilanacak. Polisin çizdigi robot resmin, Izmit'te 10 yil önce hirsizlik suçundan gözaltina alinan Bayram Çoban'a benzemesi olayi çözmüstü. Parmak izi karsilastirmasinda aranan kisinin Bayram Çoban sahte kimlikli Durmus Anuçin oldugu kesinlesmis ve Anuçin 105 gün süren takip sonunda, Ümraniye'de Mahmut Çakir sahte kimligiyle yakalanmistir.

HABLEMITOGLU'NU BEN ÖLDÜRDÜM (Basın-9.4.2003)
Bes cinayet, dört gasp ve bir tecavüzle suçlanan sanik Durmus Anuçin, durusmada Doç Dr. Necip Hablemitoglu'nu da kendisinin öldürdügünü söyledi. Türkiye'nin son seri katili olarak bilinen ve bes kisinin ölümü ile dört gasp ve bir tecavüz eyleminden sorumlu tutulan Durmus Anuçin, dün ilk kez çiktigi hákim karsisinda Doç. Dr. Necip Hablemitoglu cinayetini de üstlendi. Anuçin, ‘‘Cinayeti Imrali Cezaevi'nde tanistigim, Izmir'de ‘Baba' olarak bilinen Ibrahim Çiftçi ile birlikte isledim. Ancak tetigi ben çektim. Çiftçi yanimda degildi. Ama Ankara'ya gelmisti’’ dedi.

Istanbul 5 No’lu DGM'de dün görülen durusmaya aralarinda Durmus Anuçin'in de bulundugu 11 tutuklu sanik ile 2 tutuksuz sanik katildi. Iddianamede yer alan bes cinayetten üçünü bizzat kendisinin gerçeklestirdigini ifade eden Anuçin, öldürdügü insanlarin hiçbirisinin temiz olmadigini öne sürdü. Anuçin gasp eylemlerini kabul etmeyerek ‘‘Telefon gasp edecek kadar küçük olaylara degil, büyük islere imza attim’’ dedi. Anuçin ayrica, Giresun'daki bir cinayeti de itiraf edip, ‘‘Bir isadaminin oglunu kaçirip öldürecektim. Yanlislikla baska birisinin oglunu kaçirip öldürmüsüm. Bununla ilgili de daha sonra konusacagim’’ diye savunmasini bitirdi.

Anuçin'in naylon fatura isiyle ugrastigini öne sürdügü sanik Ali Misir sahigin yakalanmasi için polise yardim ettigini söyleyip beraat ve tahliyesini istedi. Esi Esma Bas ve sevgilisi Arif Arduç'u öldürtmek için 30 milyar lira verdigi öne sürülen Mustafa Bas da ‘‘30 yillik evliyim aldatildigimi burada anladim’’ diyerek Anuçin'e saldirmak istedi. Durmus Anuçin'in, Hablemitoglu ile ilgili sözleri tutanaga geçirilip arastirilmasi için DGM Cumhuriyet Bassavciligi'na suç duyurusunda bulunuldu. Ali Misir ile Mustafa Bas'in tahliye oldugu durusma ertelendi. Durmus Anuçin’in cezaevinden iki kez afla çiktiktan sonra bes kisiyi öldürüp, bir kadina tecavüz ettigi, dört gasp gerçeklestirdigi, iki kez de polisle çatismaya girdigi ileri sürülüyor.

Cinayetleri Aykut Sancaktar isimli kisiyle gerçeklestirdigini belirten Durmus Anuçin, ‘‘Aykut'la ortak çalisiriz. Isleri o organize eder, ben öldürürüm’’ dedi. Anuçin eylemleri söyle anlatti:

GAZI Oral'i kendisine hatli otobüs almasi için verdigi 500 bin dolari geri vermedigi için öldürdüm. Oral'in sevgilisi S.Y.'ye tecavüz ettigim iddialari asilsiz. Geçmisimde böyle bir kara leke olmadi.

MUSTAFA Bas'in karisi Esma Bas ile sevgilisi Arif Arduç'u Aykut Sancaktar öldürdü. Aykut bu is karsiligi 30 milyar alacagini söylemisti. Talimatin kimden geldigini bilmiyorum. Kocasini aldatiyormus. Kadini takip ettik, sevgilisi ile birlikte olduktan sonra Aykut ikisini de öldürdüm.

AYDIN Özbey naylon fatura isiyle ugrasiyordu. Takip edip öldürdüm sonra içinde 5 milyon dolar (8 trilyon 250 milyar lira) bulunan çantasini aldim. Sonra bu parayi baska birisine teslim ettik. Bu kisinin adini daha sonra açiklayacagim. Soner Kayabas'i da ben vurdum ama gasp eylemlerinin hiçbirini islemedim.

‘BEN SERI DEGIL KIRALIK KATILIM’

Bes cinayet, dört gasp ve bir tecavüz zanlisi Durmus Anuçin, iki kisiyi bir sebeke, iki kisiyi de ‘öfkeli bir koca’ için öldürdügünü iddia etti

Kartal, Ümraniye ve Maltepe’de bes cinayet, dört gasp ve bir tecavüzün faili oldugu gerekçesiyle yakalanan Durmus Anuçin (41), sorgusunda bazi cinayetleri, dört kisilik bir sebekenin istegi üzerine para karsiligi isledigini öne sürdü. Sartla Saliverilme Yasasi’yla cezaevinden çikan Anuçin, müteahhit Aydin Özbey’i, sebeke lideri Aykut Sancaktar’in talimatiyla öldürdügünü söyledi.

Anuçin, pazarci Arif Arduç ve Esma Bas’i da, aralarindaki yasak aski ögrenen Bas’in kocasi Mustafa Bas’in istegiyle para karsiligi öldürdügünü ileri sürdü. Anuçin’in ifadesi üzerine gözaltina alinan Mustafa Bas, seri katili tanimadigini söyledi. Ancak polis, Bas’in telefon kayitlarini incelemeye aldi.

Sebeke üyeleri Aykut Sancaktar, Mikail Zor ile Murat ve Yilmaz’in pesine düsen polis, Anuçin’in, alacak - verecek anlasmazligi yüzünden bir arkadasini öldürmek için pazarlik yaptigini söyledigi sigortaci Ali Misir’i da sorguladi.Misir’in ifadesinde, pazarligi kabul ettigi, ancak sonra vazgeçtigi için ‘çocugunu kaçirmakla’ tehdit edildigini söyledigi belirtildi.

Bu arada dün cinayet isledigi yerlerde tatbikat yaptirilan Anuçin, Ümraniye’deki cinayeti de, "Amacim sadece röntgencilik yapmakti. Sonra vazgeçip yanlarina gittim. Bünyamin Gazi Oral’i öldürüp paralarini aldim. Sonra S.Y.’ye tecavüz ettim. Acidigim için öldürmedim" diyerek anlatti.Anuçin, suç ortaklari için planini da söyle açikladi: "Disari çikinca yine de benden kurtulamayacaklar. Onlari öldürecegim." Anuçin, Esma Bas, Aydin Özbel ve Bünyamin Oral’i, ‘kiralik katil’ olarak öldürdügünü ileri sürdü.
Logged

11 Haziran 2007, 20:37:53 #7
eMbeR_
Efedra Genci
****



Açtığı Konular: 29
Mesaj Sayısı: 875

Rep Puanı: 44
Ruh Halim




pislikler ya hepsi manyak bunlarrıın!!!!!!!!!
sağol paylaşım için
Logged
Linkler görüntülenemiyor.
Değerli ziyaretçimiz linki görebilmek için Lütfen üye olun veya Üye iseniz giriş yapın.

Linkler görüntülenemiyor.
Değerli ziyaretçimiz linki görebilmek için Lütfen üye olun veya Üye iseniz giriş yapın.


Linkler görüntülenemiyor.
Değerli ziyaretçimiz linki görebilmek için Lütfen üye olun veya Üye iseniz giriş yapın.
12 Haziran 2007, 16:58:36 #8
PoWeR
Efedra Genci
****


TürküM

Açtığı Konular: 32
Mesaj Sayısı: 996

Rep Puanı: 3
Ruh Halim



WWW

Yavuz YAPICIOGLU adam ölum makınesı gıbı...Sorunları var mutlaka...Maddi manevi uzgun O yüzden bu tür şeylere eğilim duyuyorlar.
Logged
Linkler görüntülenemiyor.
Değerli ziyaretçimiz linki görebilmek için Lütfen üye olun veya Üye iseniz giriş yapın.
12 Haziran 2007, 17:15:46 #9
Fevzi KESMEZ™
O bir Efedralı
*****

Avatar Yok

GÜLSÜN GÜNEŞİ KISKANDIRAN GÖZLERİN!!!

Açtığı Konular: 59
Mesaj Sayısı: 1469

Rep Puanı: 9
Ruh Halim




YAVUZ YAPICIOĞLU  ne öyle ya adam tam bir ölüm makinesi aslında bunların hepsini alıcan aynı koğuşa sokucan kendi başlarını yesinler en son hayatta kalanıda idam edicen
Logged
Linkler görüntülenemiyor.
Değerli ziyaretçimiz linki görebilmek için Lütfen üye olun veya Üye iseniz giriş yapın.
Linkler görüntülenemiyor.
Değerli ziyaretçimiz linki görebilmek için Lütfen üye olun veya Üye iseniz giriş yapın.
Linkler görüntülenemiyor.
Değerli ziyaretçimiz linki görebilmek için Lütfen üye olun veya Üye iseniz giriş yapın.

Linkler görüntülenemiyor.
Değerli ziyaretçimiz linki görebilmek için Lütfen üye olun veya Üye iseniz giriş yapın.
Linkler görüntülenemiyor.
Değerli ziyaretçimiz linki görebilmek için Lütfen üye olun veya Üye iseniz giriş yapın.
08 Eylül 2007, 09:37:41 #10
nemesis
Efedra Genci
*



Açtığı Konular: 2
Mesaj Sayısı: 92

Rep Puanı: 0
Ruh Halim




adamlar süper yaa tam manyaqlar saol paylaşım için
Logged
dünya 3 günlüktür dün,bugün,yarın
dün geçti yarının gelecegi belli deil o zaman bugünün kıymetini bil
03 Kasım 2007, 21:42:36 #11
SuN_ShInE
Efedra Genci
*



Açtığı Konular: 0
Mesaj Sayısı: 3

Rep Puanı: 0
Ruh Halim




ciddi manyak bunlar ama şuda gerçek hayal güçleri gelişmiş:D
Logged
04 Kasım 2007, 00:15:27 #12
aliberci
Efedra Genci
*



Açtığı Konular: 20
Mesaj Sayısı: 90

Rep Puanı: 3
Ruh Halim




valla cıvıcı benım enıstemın babasını oldurdu arkdasın da dedıgı gıbı hepsını bı yere tıkcan en son kalanıda sen oldurcen
Logged
04 Kasım 2007, 04:42:42 #13
metinahmet
O bir Efedralı
*****


4ever DENİZLİ GENÇLİK :D

Açtığı Konular: 48
Mesaj Sayısı: 2813

Rep Puanı: 18
Ruh Halim




bencede sirit
Logged
05 Aralık 2007, 16:29:31 #14
KzAnS_chAmUR
O bir Efedralı
*****


Hızlı Yaşa Erken Öl,Ölümün Yakışıklı Olsun

Açtığı Konular: 160
Mesaj Sayısı: 2065

Rep Puanı: 10
Ruh Halim




valla ii para kazanırıyorsa ben de seri katil olayım bari ya sonra deli raporu çıkartıp yırtarım:)gozkirp
Logged
ONUR KURAL



14 Mart 2008, 00:01:42 #15
___aLp___
Efedra Genci
***



Açtığı Konular: 3
Mesaj Sayısı: 361

Rep Puanı: 2
Ruh Halim



WWW

güzel we zahmetli bi araştırma olmuş anladığım kadarıyla sirit
Logged
Linkler görüntülenemiyor.
Değerli ziyaretçimiz linki görebilmek için Lütfen üye olun veya Üye iseniz giriş yapın.