Li Lian Jie 13
O bir Efedralı
    
FUCK YOUR OPINION
Açtığı Konular: 483
Mesaj Sayısı: 2773
Rep Puanı: 107
Ruh Halim
|
 |
|
|
Peki biz insan değil miyiz
BU ülkenin bazı aydınlarının "demokrasi" ve "insan hakları" anlayışı şöyledir.
Onlar, "Türkler 30 bin Kürt’ü katletti" deme hakkına sahiptir.
Siz ise "Hayır kardeşim, bu doğru değil" deme hakkına sahip değilsiniz.
Neden dediğiniz zaman, hemen şu gerekçe önünüze konur:
"Adamı hedef gösteriyorsunuz. Öldürülürse katili siz olursunuz."
* * *
Bu ülkede bazı insanların, tarih hakkında kesin ifadelerle "Ermeni soykırımı olmuştur" deme hakkı vardır.
Ama sizin, bırakın yoktur demeyi, "Yahu o dönemin şartlarına da bakmak lazım" gibi bir cevap vermeye bile hakkınız yoktur.
Sözde demokrat oklar hemen üzerinize çevrilir:
"Adamı hedef mi gösteriyorsun?"
Bu ülkede, bir Ermeni aydınının "Bu Türkler adam olmaz" diye yazı yazma hakkı vardır.
Bu onun en demokratik hakkıdır.
Siz kalkıp, aynı sözü tersine çevirip, sırf onu eleştirmek için hafif kinayeli bir yazı yazsanız anında tepki yağmuru başlar.
"Bak ha, öldürülürse senden biliriz."
Bazı aydınlar için Türklerle ilgili her şeyi yazmak serbesttir.
Hatta aşağılamak bile...
Ne var ki, bir Türk vatandaşının çıkıp "Ben 301’inci maddenin kalkmasını istemiyorum" deme hakkı yoktur.
Çünkü Nobel ödülü verilmiş en ünlüsü, en Batılısı bile çıkıp rahatlıkla şunu söyleyebilir:
"Hrant Dink’in katili 301’i savunanlardır..."
Evet, ülkemizde işte böyle "demokratik" bir aydın zihniyeti vardır.
* * *
Ama onların şöyle haklı sayılabilecek bir argümanları da vardır:
"Tamam da, hedef gösterilen insanlar öldürülüyor."
Öyleyse...
"Onlar yazsın, istediklerini söylesin; ama siz yazmayın, yoksa adamları hedef haline getiriyorsunuz."
İşte o noktada bu arkadaşlara, uzun yıllardır içimde sıkışan bir öfkeyi aktarmak istiyorum.
Biz yazdığımız zaman onlar hedef oluyor da, sizler yazdığınız zaman bizler hedef olmuyor muyuz?
Olmuyorsunuz diyorsanız, benim cevabım hazır:
Bugün benim oturduğum koltukta bundan 18 yıl önce oturan insan öldürüldü.
Ben 1990’lı yıllarda arabamın lastiğinin kayması yüzünden bombalı bir saldırıdan tesadüf eseri kurtuldum.
Bir yıl önce konuşma yaptığım yerin tam altında, konuşma yapacağım dakikada ağır bir bomba patladı.
Bugün yaşıyorsam şans eseri yaşıyorum.
Ama siz, Çetin Emeç’e uyguladığınız gizli ambargo gibi bizi de insandan saymıyorsanız başka.
Hakkımda her gün dinci basında, ulusalcı basında, orada burada çıkan yazılara bir bakın.
Benim de ailem var, benim de çocuklarım, annem, kardeşim, arkadaşlarım, sevdiğim insanlar var.
Bizler ne sağcı ne solcu, ne dinci, ne şucu ne bucu olduğumuz için galiba "A kategorisine" giremiyoruz.
Bir cemaate ait olmadığımız için sahiplenen de çıkmıyor.
* * *
Evet, bu ülkede aydın olmanın, yazmanın çizmenin bedeli var.
Maalesef ağır bedeli var.
Hep birlikte bu iklimi değiştirmeliyiz.
Ama bunun yolu, bizim gibi makul insanların bile eleştiri yolunu kesmek değildir.
Bizler konuşmazsak, bizler yazmazsak, bu ülkenin çoğunluğunu oluşturan makul insanların duygularına tercüman olmazsak, sadece marjinaller konuşur.
Tek istediğimiz, Orhan Pamuk’a tanıdığınız söz hakkını bize de tanıyın.
Sonra gelin, onlara "vatan haini" diyen, küfreden insanlara karşı birlikte mücadele edelim.
Unutmayın, arkadaşlarıma "Kerinçsiz’in provokasyonlarına alet olmayalım" diyen de benim...
Ertuğrul ÖZKÖK
|