Denizli’nin dünyaya açılan penceresi Pamukkale, travertenlerin sunduğu görsel zenginlikle, yılda 1 milyonun üzerinde yerli ve yabancı turisti misafir ediyor.Doğa ile tarihin buluştuğu, UNESCO’nun “Dünya Kültür Mirası Listesi”nde bulunan Pamukkale, Türkiye’de deniz turizmine alternatif merkezlerden biri konumunda bulunuyor.
Denizli’nin kuzeyinde yer alan ve antik kent Hierapolis ile iç içe olan Pamukkale, kent merkezine 20 kilometre uzaklıkta. Bergama Kralı II. Eumenes tarafından M.Ö. 197 yılında kurulan, adını da Amazonlar Kraliçesi Hiera’dan alan Hierapolis, aynı zamanda “kutsal kent” olarak anılıyor. Hz. İsa’nın havarilerinden St. Philip’in burada öldürülmesi ve onun adına anıt mezar yaptırılması, Hierapolis’in inanç turizmi açısından da öne çıkmasını sağlıyor.
Apollon Tapınağı, St. Philip Martyriumu, Antik Tiyatro, Roma Kapısı, Kuzey Bizans Kapısı, Agora, bugün müze olarak kullanılan Roma Hamamı, su kanalları, Direkli Kilise ve nekropoller, Hiearapolis’teki başlıca tarihi yapılar. Bu yapıların bir bölümü İtalyanlar tarafından 1957 yılından bu yana sürdürülen kazılarda ortaya çıkarılmış durumda. Yine kazılarda bulunan tarihi eserler, Hierapolis Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.
Pamukkale’nin batısında yer alan ve 3 yıldır kazı çalışmaları yapılan Eskihisar Köyü yakınlarındaki Laodikya, Buldan İlçesi’ne bağlıYenicekent yakınlarındaki Tripolis, Honaz İlçesi yakınlarındaki Colossea, Lycus Vadisi olarak anılan bölgedeki diğer antik kentler.
Travertenler çok yönlü,çeşitli nedenlere ve ortamlara bağlı,kimyasal reaksiyon sonucu çökelme ile oluşan bir kayadır. Pamukkale termal kaynağını meydana getiren jeolojik olaylar geniş bir bölgeyi etkilemiştir. Bu bölgede sıcaklıkları 35-100OC arasında değişen 17 sıcak su alanı bulunmaktadır. Pamukkale termal kaynağı bölgesel potansiyel içindeki bir ünitedir. Kaynak,antik dönemlerden beri kullanılmaktadır. Su termal kaynaktan çıktıktan sonra 320m. uzunluğunda bir kanal ile traverten başına gelmekte ve buradan 60-70m.’lik kısmı çökelmenin olduğu traverten katkatlarına dökülmekte ve ortalama 240-300m. yol katetmektedir. Katkat havuzcuklarında ve katkat seddelerinde,çökelmekte olan kalsiyum karbonat,baslangıçta yumuşak bir jel halindedir. Zaman içinde sertleşmekte ve traverten olmaktadır. Ancak ziyaretçiler tarafindan katkatlar üzerinde gezilmesi ve oynanması,henüz yumuşacık haldeki kalsiyum karbonatlarin ezilmesine,dağılmasına neden olmaktadır.
Linkler görüntülenemiyor.Değerli ziyaretçimiz linki görebilmek için Lütfen üye olun veya Üye iseniz giriş yapın.Termal kaynak suyu,normal şartlara dönüşmeye ve traverten oluşumuna neden olmaktadır. Termal sudaki kalsiyum bikarbonatin aşırı miktarda bulunması ve suyun yüzeye çıkışı sonucu bikarbondioksit açığa çıkmakta ve kalsiyum karbonat çökmektedir.
Beyazlığın oluşumunda,hava şartları,ısı kaybı,akışın yayılımı ve süresi etkilidir. Çökelme,termal sudaki karbondioksitin havadaki karbon dioksit dengeye gelinceye kadar devam etmektedir. Yerinde yapılan analizlerde,kaynak başındaki suyun karbondioksit miktari ortalama 725 mg/1t. iken suyun travertenleri terkettiğinde bu miktar 125 mg/lt.’ye düşmektedir. Keza kalsiyumbikarbonat da benzer şekilde 1200 mg/lt’den 400 mg/lt’ye düşmektedir. Keza Ca 576/8 mg/lt’ye düşmektedir. Bu analiz sonucuna göre 1 lt. sudan traverten üzerine 499.9 mg Ca CO3 çökelmektedir. Bu miktar 1 1/sn su için günde 43191 g. çökelme demektir. Ortalama yoğunluğu 1.48 g / cm3 alan kaplar. Suyun ortalama debisi 466.21/sn olduğuna göre 13.584 m2 alan beyazlatılabilecektir. Pratikte bu şartları yerine getirmek güçtür. Ancak bu teorik yaklaşıma göre yılda 1 mm. kalınlığında 4.9km2 alan beyazlatılabilir. Şu anda traverten alanı 22.000 m2’ye ulaşmış olup,bu mevcut travertenlere insanların ayakkabı ile girişleri 15 Mayıs 1997 tarihinde yasaklanmıştır.
Linkler görüntülenemiyor.Değerli ziyaretçimiz linki görebilmek için Lütfen üye olun veya Üye iseniz giriş yapın.Linkler görüntülenemiyor.Değerli ziyaretçimiz linki görebilmek için Lütfen üye olun veya Üye iseniz giriş yapın.Ancak Örenyeri Güney Kapısı tarafındaki “Domuz Çukuru” diye tabir edilen3.000 m2’lik teraslarda ve yine eski araç yolu olan Pamukkale Kasabası’na bağlantı sağlayan yol,yürüyüı yolu olarak yerli ve yabancy turistlerin kullanımına serbest olup,dolayısıyla bu bölgelerde insanların travertenlerle teması sağlanmaktadır.
Traverten Üstü Anıt Mezar Ev Tipi
Termal Su Kaynağı(Özel İdare Havuzu)
Kirmizi Travertenler
Kirmizisu ; merkez ilçe Karahayit Kasabasi içindedir. Pamukkale’nin yaklasik 5 km kuzeyindedir. Kirmizisu travertenleri 600C sicaklikta çikan termal su çevresinde olusmustur. Termal suyun içindeki maden oksitleri nedeniyle kirmizi,yesil ve beyaz renkli traverten tabakalari olusmustur.
Yakin zamana kadar daha çok iç turizme hizmet veren Karahayit Kaplicalari artan konaklama tesisleri ile önem kazanmis ve Pamukkale’den sonra turizmdeki yerini almistir.